BOĞMACA

BOĞMACABoğmaca hastalığı, kuru öksürük ile birlikte ortaya çıkan, mikropların sebep verdiği, kişiden kişiye bulaşma riski bulunan bir solunum yolu enfeksiyonudur. İnsan yaşamı boyuncu herhangi bir dönemde meydana gelebileceği gibi çocukluk zamanlarında geçirilen boğmaca daha çok ciddiye alınmalıdır. Yapılan araştırmalara göre her mevsimde kendisini gösterebilen bu hastalığın özellikle sonbahar mevsiminde görüldüğü ortaya çıkmıştır.
Boğmaca hastalığının temelinde vücuda giren Bordetela isimli mikrop yatmaktadır. Hastalık tamamen başka bir kişiden bu virüsün alınmasıyla birlikte gelişir ve herhangi bir hayvandan boğmaca virüsü geçmez. Kişinin nefes alışverişi sırasında bulaşabileceği için damlacık enfeksiyonu grubunda olan hastalıklara girmektedir. Hastalık vücuda girdikten sonra başka kişiye bulaşabilme süreci yaklaşık bir ay kadar sürmektedir. Boğmaca bir kere geçirildiği zaman vücudun hastalığa karşı bağışıklık geliştirmesinden dolayı bir daha görülmemektedir. Günümüzde boğmaca hastalığı için aşı geliştirilmiştir. Bu aşının kişiye sağladığı bağışıklık süresi ise beş seneden yedi seneye kadar değişmektedir. Bu süre zarfından sonra boğmaca hastalığına yakalanmamak için tekrardan aşı olmak önemlidir. Boğmaca hastalığı daha çok bebeklik ve çocukluk döneminde ortaya çıksa da günümüzde yetişkinlik döneminde görülme olasılığı gittikçe artmaktadır.

BELİRTİLERİ
Bulaşabilme özelliği bulunan boğmaca hastalığının tamamen geçirilme süresi ortalama iki ile üç ay arasında değişmektedir. Hastalığa sebep olan mikroplar kişinin vücuduna girdiği ilk ay süresince başka kişilerede bulaşabilme eğilimi göstermektedir. En temel belirtisi kuru öksürük olan boğmacanın dönemlerine göre farklı belirtiler gösterdiği bilinmektedir.
Boğmaca hastalığının ilk on beş günlük sürecine kataral dönem ismi verilmektedir ve görülen belirtiler çoğunlukla klasik bir soğuk algınlığıyla aynı özelliklere sahiptir. Sürekli öksürük, seste kısılma, hapşırma, burun akıntısı ve vücut ısısının yükselmesi en temel belirtilerdir. İlk on beş günlük dönemin ardından gelen paroksismal adı verilen dönem ise bir ile iki ay boyunca süren hastalığın en ağır geçildiği süreçtir. Bu dönemde kuru öksürük şikayeti iyice belirginleşmiş ve kişinin günlük yaşantısını etkileyecek kadar şiddetli bir duruma gelmiştir. Gün içerisinde 15-20 kere öksürük krizlerinin geçirilmesi normaldir. Hasta genellikle bu öksürük krizlerinin ardından derin derin ve hızlı bir şekilde nefes alışverişi sağladığı için endişe duysada aslında son derece normal bir durumdur ve panik yapılmaması gerekir.
Çocukluk döneminde ortaya çıkan boğmaca hastalığında bu krizlerden sonra akciğerlere yeteri kadar oksijen gidemediği için morarma veya kusma gibi belirtiler görülebilir. Hastalığın en son dönemi konvalesan ismi verilen iyileşme sürecidir. Bu dönemin süresi kişiden kişiye farklılıklar göstermektedir. Genellikle öksürük bir ay içerisinde tamamen kesilir. Uygulanan tedavi yöntemi bu dönemin süresini kısaltmak için önemlidir. Bu dönemde herhangi bir başka solunum yolu enfeksiyonuna yakalanması öksürük krizlerinin bir müddet daha sürmesine neden olacağı için çok dikkatli olunmalıdır. Yetişkinlerde boğmaca hastalığının şiddeti daha hafif olduğu için uygun tedavi yöntemiyle birlikte kolaylıkla geçirilebilen bir hastalıktır.

TEDAVİ YÖNTEMLERİ
Boğmacanın tedavisi büyük oranda destekleyicidir. Yatak istirahatı şarttır. Çoğu hasta evde tedavi edilebilir.
Ancak 6 aydan küçük bebekler ve ağır olgular hastaneye yatırılmalıdır. Yeterli beslenme ve sıvı desteğinin sağlanması önemlidir.
Hastaya sık sık fakat az miktarda yumuşak yiyecekler verilmelidir. Buharın yararı gösterilememiştir. Nöbeti başlatan uyaranlardan kaçınmalıdır.
Çok ağır olgularda solunum desteği gerekebilir. Antibiyotik tedavisi erken başlarsa klinik seyri hafifletebilir, bulaştırıcılığı azaltır. Bunun için mümkün olduğunca erken dönemde hastalar bir sağlık merkezine (aile hekimlerine) başvurmalıdır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir