Bakteriyel enfeksiyonlar

Geçmişte bakteriyel enfeksiyonlar dünyanın her tarafında en önemli ölüm nedenlerinden bir tanesiydi. Antibiyotiklerin geliştirilmesinden sonra, günümüzde artık en şiddetli bakteriyel enfeksiyonlar bile hızlı ve etkili biçimde tedavi edilmektedir. Tetanos, difteri ve tüberküloz da dahil olmak üzere, vücuda saldıran pek çok bakteri kökenli enfeksiyon vardır. Gelişmiş ülkelerde uygulanan uzun dönemli ve etkili aşılama programları nedeniyle bu enfeksiyonlar nadiren görülmektedir. Bir bakteri güçlü bir toksin salgılayarak hastalığa yol açtığında bu bakteriye özel antitoksinler verilebilir.


BOĞMACA
Boğmacaya Bordeteîîa pertussis bakterisi neden olur. Çok bulaşıcıdır ve öksürük ya da hapşırıkla oluşan havadaki zerrecikler yoluyla yayılır. Birkaç yılda bir salgın hastalık oluşturur. Günümüzde iki yaşın altındaki çocukların büyük bölümünün aşıları yapılmaktadır ve bu nedenle hastalık ender görülmektedir.
Boğmaca, en çok beş yaşın altındaki çocuklarda görülmesine rağmen her yaşta oluşabilir. Birçok bakteriyel ve viral enfeksiyonda olduğu gibi yetişkinlikte oluştuğunda çok daha şiddetli olur.
Enfeksiyonun kuluçka dönemi yedi ile on gün arasındadır ve hasta en çok başlangıç akıntısı döneminde bulaştırıcidır. Erken belirtiler yorgunluk, iştah kaybı, burun akıntısı ve göz yaşarmasıdır. Belirtiler soğuk algınlığındakilere çok benzer.

İlerleyen enfeksiyon paroksismal evreye ulaşır bu evredeki öksürük nöbetleri hastalığı karakterize eder. Çocuk nefes verirken oluşan öksürük nöbetlerini derin bir soluk alma takip eder ve çoğunlukla boğulmaya benzer bir sesin oluşmasına neden olur. Arkasından kusma görülebilir. Rahatsız eden bu aşama iki hafta sürebilir ve düzgün soluk alınamadığı için ağır komplikasyonlara yol açabilir.
Öksürüğün ilk aşamasında bir antibiyotik hastalığı durdurabilir veya şiddetini azaltabilir. Etkili bir tedavisi yoktur, öksürük başladığında yapılacak tek şey enfeksiyonun seyrini beklemektir.

>> Boğmaca daha çok küçük çocukları etkiler. Son derece bulaşıcıdır ve çok rahatsız edici olabilir.

BOĞMACANIN İŞARET VE BELİRTİLERİ
►Yorgunluk ve iştah kaybı.
► Soğuk algınlığı benzeri semptomlar.
► Şiddetli ve uzun süren öksürük ve ardından derin soluk alma.
► Kusma.

DİFTERİ

Corynebacterium diphtheriae bakterisinin yapmış olduğu bir toksin difteriye neden olur. Tipik belirtileri şunlardır:
► Boğaz ağrısı.
► Ateş.
► Boğaz ve gırtlakta solunum yollarını tıkayabilen şişlik.
Difteri ayrıca kalbi (miyokardit denen kalp kasının iltihaplanması) ve beyni de (ense-falit denen beyin iltihabı) etkiler.
Hastaların çoğu antibiyotikler ve antitoksin enjeksiyonu ile uygun bir biçimde tedavi edilirse tamamen iyileşir. Aşı yolu ile korunma en iyi yaklaşımdır.
Difteri, aşı sayesinde gelişmiş ülkelerde yaygın değildir ancak Doğu Avrupa ve Rusya’da artmaktadır. Bu nedenle, aşılama seviyesinin bu ağır hastalığın tekrarını önleyecek şekilde ayarlanması da son derece önemlidir.
►► Corynebacterium diphtheriae bakterisi. Tehlikeli bir hastalık olan difterinin nedeni. Gelişmiş dünyada artık yaygın değildir


TETANOS
Bu hastalıkta Closthdium tetani bakterisi sinirlere saldıran ve kas spazmına neden olan güçlü bir nörotoksin yapar. Hastalık toprakta, insan ve hayvan bağırsağında yaşayan bu bakterinin bir yaraya bulaşmasıyla oluşur. Gelişmiş ülkelerde tetanos çoğunlukla bahçe işleri yaparken kendilerini sakatlayan yaşlılarda görülür.
Toksin kas spazmına (özellikle çene kasları) neden olur, bu nedenle tetanos  “çene kilitlenmesi” olarak bilinir; eskiden, nöbetler sırasında kişi kazık kesildiği için hastalığa kazıklı humma denirdi. Yüksek ateş, baş ağrısı ve alaycı gülüş (ri-sus sardonicus) olarak adlandırılan yüz ifadesi de hastalığın diğer belirtileri olarak görülebilir. Kas spazmı gırtlak, mesane ve göğüs kaslarını da etkileyebilir ve bu durum çok tehlikeli olabilir, çünkü bu organların etkili biçimde görev yapmalarına etki edebilir.
Eskiye oranla vaka sayısı çok düşüktür (eskiden vakaların yüzde 60′ı ölümcüldü). Günümüzde bu oran antibiyotiklerin yaygın kullanımı, antitoksinler ve en önemlisi iyi bir bakım ile yüzde 20′le-re düşürülmüştür.
Tetanos vakalarına karşı en temel korunma yöntemi aşıdır. Gelişmiş ülkelerdeki bütün çocuklar belli aralıklarla üç doz tetanos aşısı olur. Yetişkinlerin de en az on yılda bir aşılanmaları gerekir, ama çiftçiler gibi fazla risk altında olanların her beş yılda bir aşı yaptırmaları gerekir.

TETANOSUN İŞARET VE BELİRTİLERİ
> Ateş.
> Baş ağrısı.
> Kas spazmları özellikle çenede.
> Yüzde alaycı gülüş ifadesi.

> Kollar ve bacaklarda tutulma.

TÜBERKÜLOZ
Bu hastalığa Mycobactcrium tuberculo-sis neden olur. Çok yavaş büyüyen bir bakteridir ve kronik enfeksiyona yol açar. Tüberküloz daha çok sosyal durumun standartların altında olduğu, dünyanın yoksul bölgelerinde yaşayan genç insanlarda ortaya çıkar. Dünyanın zengin ülkelerinde son 50 yılda gıdada, sağlık önlemlerinde ve barınmadaki ilerlemeler sayesinde tüberküloz vakaları kayda değer bir biçimde azalmıştır. Öte yandan, 1985′den bu yana tüberküloz vakalarında dünya çapında bir artış gözlenmektedir ve bunun nedeni büyük olasılıkla hastalığın antibiyotiklere karşı direnç kazan-masıdır. Ayrıca HIV ve AİDS’in giderek yaygınlaşması da bir neden olabilir çünkü çok daha fazla sayıda insan bu enfeksiyona karşı savunmasız kalmaktadır.
Mycobacterium tuberculosis enfeksiyonu çoğu kez sadece ateş ve öksürüğün görüldüğü hafif bir hastalığa neden olabilir, ama enfeksiyon haftalarca sürebilir ve yeşilimsisarı bir balgam üretebilir. Ancak daha şiddetli vakalar tehlikeli olabilir. Tüberküloz bakterisi öksürük ve hapşırık kaynaklı havada bulunan damlacıklar ile kişiden kişiye bulaşabilir. Bir vaka tespit edildiğinde bir salgının başlamasını önlemek için hastanın temas kurmuş olabileceği kişi ya da kişilerin izlenmesi ve tıbbi kontrolden geçirilmeleri çok önemlidir. Enfeksiyon yıllarca uykuda kalabilir ve hastalık başlangıcından çok sonra yeniden aktif duruma geçebilir.
Tüberküloz artık kolaylıkla tedavi edilebilmektedir, ancak çoğu kez çoklu antibiyotiklerle aylarca süren bir tedaviyi gerektirir. Ayrıca BGG aşısı (yaygın olarak yeni doğan bebeklere yapılmaktadır) ile kısmen önlenebilir. Bu aşının etkisi enleme bağlıdır -yerkürenin yüksek enlemlerinde yüzde 94 korunma sağlanırken ekvator civarında yaşayan nüfusta bu oran yüzde 0-20′dir.
Tüberküloz genelde akciğerlere odaklanır, ancak yayılarak vücudun beyin, kemikler, sindirim kanalı ve deri gibi birçok farklı bölümüne etki edebilir.
Doktorlar hastalığı teşhis etmek için göğüs röntgeni kullanır ayrıca bakteri kültürü için balgam örneği de alınabilir.

KIZIL
Kızıl bakterisi {Streptococcus pyogenes) öksürük ve hapşırık ile havada uçuşan zerreciklerle yayılır. Çoğu zaman boğaz enfeksiyonundan sonra gelişen kırmızı döküntü özellikle yüzü ve elleri etkiler. Hızla yayılır ve deri tabakaları soyulabilir. Dil, kırmızı noktaların da yer aldığı beyaz bir tabaka ile kaplanabilir (çilek dil). Bir haftalık antibiyotik tedavisiyle hastalık genellikle temizlenir.
>> Kızıl döküntüsüne saldırgan bakteri tarafından üretilen toksinler neden olur. Döküntü bütün vücuda yayılabilir.

TÜBERKÜLOZUN İŞARET VE BELİRTİLERİ
> Ateş.
> Sürekli bir öksürük.
> Yeşilimsi-sarı balgam veya balgamda kan.
> Gece terlemeleri.
> Kilo kaybı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.