Brons Hiperreaktivitesi

Bronş Hiperreaktivitesi

Bronş hiperreaktivitesi hava yolu inflamasyonuna yol açan hastalıklarda rastlanan bir bulgudur. Inflamasyon, bronş epitel yıkımına ve dökülmesine neden olur. Epitel harabiyeti, koruyucu tabakanın ortadan kalkması ve direkt-indirekt uyarıların kolayca mukozaya ulaşması ile sonuçlanır. Epitel hücreleri kısaca EpDRF (epitel derived relaxing factor) olarak adlandırılan epitel kökenli gevşetici faktör sentezlerler. Bu madde bronş düz kasını gevşeterek bronkomotor tonusta rol oynar. Epitel harabiyeti ile bu maddenin de yapımı azalır ve böylece bronş düz kas tonusu artar. Yine epitel hücreleri tarafından sentezlenen ve demyelinize sinirlerde oluşan taşikininleri yıkan nötral endopeptidazların azalmış yapımı bronş hiperreaktivitesinden sorumlu tutulmaktadır. Ayrıca hasarlı epitel hücresinde proinflamatuvar lökotrienler ve sitokinlerin sentezi artar ve inflamasyon yoğunlaşır.

Otonom sinir sistemi, gerek kolinerjik sistem, gerek adrenerjik sistem ve gerekse non-adrenerjik ve nonkolinerjik sistem aracılığı ile havayollarında düz kas tonusu, mukus sekresyonu, kan akımı, mikrovasküler permeabilite ve inflamatuvar hücre fonksiyonları gibi birçok fizyolojik olayın regüleasyonunda rol oynar.

Mast hücreleri de bronş hiperreaktivitesinin oluşumundan sorumludurlar. Bu hücrelerden salınan mediatörler havayollarında daralmaya ve astım semptomlarına yol açabilmektedir. Astımlılarda, aktif hastalık sırasında submukozal ve epitelyal mast hücrelerinin degranüle olduğu gösterilmiştir.

Bronş Hiperreaktivitesi ölçümü

Bu amaçla kullanılan uyaranlar direkt ve indirekt olmak üzere ikiye ayrılırlar. Direkt uyaranlar havayolu düz kas hücreleri, bronş vasküler endotel hücreleri ve mukus üreten hücreler gibi efektör hücreleri doğrudan etkilerler. İndirekt uyaranlar ise etkilerini, efektör hücreler üzerinden gösteren intermedier hücreleri, inflamatuvar hücreleri ve nöronal hücreleri uyararak oluştururlar.

Metakolin Bronş Provokasyon Testi (M-BPT)

Metakolin, sentetik yapıda muskarinik reseptörlere bağlanarak agonistik etki gösteren bir maddedir. Bronş düz kaslarını doğrudan etkileyerek daralmaya neden olur. Pratikte M-BPT, yüksek negatif prediktif değerler göstermesi nedeni ile özellikle astım tanısını dışlamada kullanılan bir testtir. Bronş provokasyon testi sırasında kullanılan metakolin solüsyonları kuru toz şeklindedir. Kuru toz halindeki etken madde acetyl-beta-methylcholine chloride, serum fizyolojik ilavesi ile 0.03, 0.06, 0.125, 0.25, 0.5, 1.0, 2.0, 4.0, 8.0, 16.0 mg/ml konsantrasyonlarında hazırlanır. Daha sonra uygulanılacak protole göre hastalara tatbik edilir.

ATOPİNİN BRONŞ AŞIRI DUYARLILIĞINA ETKİSİ

BHR alerjik rinitii hastalarda sık rastlanan bir bulgudur. Alerjik rinitii hastalarda bronş hiperreaktivitesinin prognostik önemini araştıran çalışmaların sonuçları çelişkilidir. Bazı çalışmalarda BHR’i pozitif olan alerjik rinitii hastalarda astım riskinin daha fazla olduğu saptanmıştır. Atopi, bir kişide herhangi bir alerjene karşı prick testinin ve/veya serum spesifik IgE değerlerinin pozitif olması olarak tanımlanabilir. Astım semptomları olan atopik hastalarda hangi alerjenlerin bronş hiperreaktivitesi oluşumunu belirlediği bilinmektedir. Bu hastalarda Dermatophagoides farinea, kedi tüyü ve ot poleni duyarlılığının bulunması BHR oluşum riskini arttırıyor gibi gözükmektedir. Ayrıca deri prick testinde pozitif reaksiyon saptanan aeroalerjenlerin sayısı da astımlı hastalarda metakolin duyarlılığı ile doğru orantılı olarak bulunmuştur. Ancak astım semptomlan olmayan alerjik rinitii olgularda BHR oluşumuna katkıda bulunan aeroalerjen/Ier bilinmemektedir. Yine alerjik rinitii olgularda pozitif deri prick test sayısının metakolin duyarlılığına etkisi araştırılmamıştır.

ALERJİK İNFLAMASYON VE BRONŞ HİPERREAKTİVİTESİ

Astımlılarda BHR’inin alt hava yollarının inflamasyonu ile paralel seyrettiği saptanmıştır. Inflamasyon, alerjik rinit hastalarında sıklıkla saptanan bir bulgudur.

Bronkoalveoler lavaj, bronş biyopsisi ve balgamın sitolojik incelemelerinde mevsimsel alerjik rinitlilerde alt hava yollarında inflamasyonun olabileceği ve bu inflamasyonun eozinofil birikimi ile karakterize olduğu gösterilmiştir. Daha da önemlisi bu hastalarda balgam eozinofil sayısının metakolin duyarlılığı ile korele olduğu bulunmuştur. Eozinofil katyonik protein (eosinophil cationic protein-ECP) eozinofiller için bir aktivasyon belirleyicisi olarak bilinmektedir. Astımlılarda BHR derecesi ile serum ECP düzeyleri arasındaki korelasyonu araştıran çalışmaların sonuçları çelişkilidir. Bazı araştırmacılar sECP düzeylerinin astım semptomlarının şiddetini belirlemede solunum fonksiyon testlerinden daha etkili bir yöntem olduğunu öne sürmektedirler. Bazıları ise astımlı hastalarda saptanan BHR derecesi ile sECP düzeyleri arasında korelasyon olmadığını savunmaktadırlar. Astım semptomları olmayan alerjik rinitli olgularda ise artmış bronş hiperreaktivitesine paralel olarak sECP düzeylerinin de arttığı bildirilmiştir.30,31 Halbuki astım semptomları olmayan alerjik rinitli olgularda sECP düzeyleri ile bronşial hiperreaktivite derecesi arasındaki ilişki tam olarak incelenmemiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.