Farenjit

Farenjit, yutağın (farenks) iltihaplanmasına (enflamasyon) yani yutak iltihabına verilen isimdir. Yutağın bazen mikrobik, bazen metabolik, bazen de çalışılan ortamın ısısına, tozuna bağlı olarak reaksiyon göstermesi olan farenjit sıklıkla boğaz ağrısı veya boğaz yangısı olarak anılır. Bademciklerin enfeksiyonu, tonsilit, de eş zamanlı olarak görülebilir.

Özellikle 4-7 yaş arasında sıklıkla rastlanan farenjit, bir yaşın altındakilerde nadiren görülürken, semptomatik belirtileri hastalığın sebebine göre değişir[1]. Yaklaşık %90’ı viral (parainfluenza, rhinovirüs, adenovirüs, Herpes simpleks gibi) olan enfeksiyonun, kalan kısmı genellikle bakteriyel nadir olarak oral kandidiyaz sebeplidir. Ayrıca bazı farenjit vakaları çeşitli ajanların sebep olduğu tahriş sonucudur. Semptomlar hastalığın sebebinin belirlenmesi açısından, kesin bir şekilde olmasa da (tıbbî literatürde bu tartışmalıdır), belirli bir oranda yardımcı olabilir. Örneğin bakteriyel sebepli farenjitlerde semptomlar genellikle daha ağırdır; bakteriyel sebepli faranjitte ateş 40°C’ye kadar çıkabilirken, viral sebepli farenjitte ateş genellikle çok yüksek seviyelere çıkmaz.

Nedenler

Viral
Tüm enfeksiyoz vakaların yaklaşık %90’ını oluştururlar ve birçok farklı viral enfeksiyon tipi gösterebilirler.

* Adenovirüs – viral nedenlerin en yaygın olanı. Tipik olarak boyun lenf bezinin genişleme derecesi makul, ortalamadır ve boğaz, acı duyulmasına rağmen, pek kırmızı gözükmez.
* Orthomyxoviridae ki gribe de yol açarlar – yüksek sıcaklık, baş ağrısı ve genel olarak ağrı. Boğaz ağrısı da ilişkilendirilebilir.
* Enfeksiyöz mononükleoz (“glandular fever”) caused by the Epstein-Barr virüsü sebebiyle gerçekleşir. Bu kayda değer oranda lenf bezi şişkinliğine ve boğazın kırmızılaşması ve şişmesiyle belirgenleşen eksüdatif tonsilite sebep olabilir.
* Herpes simpleks virüsü çoklu ağız ülserine yol açabilir.
* Kızamık
* Nezle

Bakteriyel

A Grubu streptokoklar sebepli
En yaygın bakteriyel ajan streptokoktur. Adenovirüsten farklı olarak, daha fazla genelleşmiş semptomlar ve saptanacak daha fazla belirti bulunur. Tipik parlak kırmızı renkte ve şişmiş bir boğaz ile genişlemiş ve hassas lenf bezlerinin yanı sıra hasta yüksek sıcaklık, baş ağrısı, kas ve eklem ağrılarına da sahip olabilir. Boğaz ağrısının viral ve bakteriyel sebeplilerini ayrıştırmak mümkün olmayabilir[3].

Bazı bağışıklık sistemi dolaylı komplikasyonlar ortaya çıkabilir:

* Kızıl hastalığı
* Tarihsel olarak en önemli komplikasyon genelleşmiş enflamatuvar romatizmal ateş bozukluğudur ki bu daha sonra romatizmal kalp hastalığına yol açabilir. Bu komplikasyonun insidansı antibiyotik kullanımıyla azaltılabilir.[4]However the incidence of rheumatic fever in developed-regions of the world remains low even though the use of antibiotics has been declining.[5][6]This may be a result of a change in the prevalence of various strains of bacteria. In underdeveloped regions, untreated streptococcal infection can still give rise to rheumatic heart disease and may be due to environmental factors, or reflect a genetic predisposition of the patient to the disease.
* Post-streptokokal glomerulonefrit bir böbrek enflamasyonu. Antibiyotiklerin bunun riskini azaltıp azaltamayacağı tartışmalıdır.[7] [4]
* Çok nadiren bademciklerin arkasında ikincil enfeksiyonlar gelişebilir ki bu ölümcül septisemiye neden olabilir (Lemierre sendromu).

Difteri
Difteri potansiyel olarak ölüm tehlikesi barındıran, Corynebacterium diphtheriae sebebiyle oluşan bir üst solunum yolu enfeksiyonudur. Çocuklukta yapılan aşının gelişmiş ülkelerde yaygınlaşmasıyla bu ülkelerde büyük oranda bertaraf edilmişse de Üçüncü Dünya ülkelerinde hâlâ rastlanır. Erken devrelerde antibiyotikler etkili olsa da iyileşme süreci genellikle yavaştır.

Belirtiler
Belirtiler (semptomlar) farenjitin sebebine (bakteriyel veya viral gibi) değişiklik gösterebilir. Genel olarak boğaz ağrısı ve yutkunma zorluğu belirgindir. Buradan hareketle halk arasında farenjite boğaz ağrısı da dendiği olmuştur. Bunun dışında burun akıntısı, ateş, karın veya baş ağrısı ve ses kısılması görülebilecek belirtilerdendir. Bakteriyel sebepli farenjitlerde durum daha ağır olabilir ve ateş daha yüksek seviyelere çıkabilir. Farenjit tedavileri, özellikle viral sebepli olanlar, sıklıkla semptomatiktir – yani belirtileri gidermeyi hedefler.

Tedavi
Tedavi olmaksızın, çoğu farenjit vakaları birkaç gün içinde aniden kesilirler. Bu sebeple tedavinin odağı semptomatiktir (yani belirtileri hedef alır). Farenjitin spesifik tedavisi hastalığın sebebine göre değişiklik gösterir. Bununla birlikte romatizmal ateşe duyarlı olan çocuklarda streptokokal enfeksiyonlar yeterli şekilde tedavi edilmelidir.

* Antibiyotikler ancak boğaz ağrısının sebebi bakteriyel enfeksiyon olduğunda işe yararlar. Antibiyotiklerin viral boğaz ağrılarında ancak dördüncü gün dolaylarında ağrı seviyesine etki edebildikleri ve ortalama doğal süreci toplamda yaklaşık 16 saat kadar kısaltırlar.[4]

Semptomatik
Kontrollü denemelerde boğaz ağrısı için 22 tane antibiyotiksiz yöntem denenmiştir. [8]Kullanılabilecek birçok basit yöntem olsa da, analjezikler en etkililerdendir.

* Doğası gereğiyle yüksek oranda asidik olan yiyecek ve içeceklerden uzak durunuz, zira bunlar geçici yoğun ağrılara sebep olabilir.
* NSAIDler gibi analjezikler farenjitle ilişkili ağrıyı azaltmaya yardımcı olabilir.[8]
* Boğaz pastilleri (öksürük ilacı) kısa süreli olarak ağrıyı gidermekte sıklıkla kullanılır.
* Ilık tuzlu suyla gargara yapmak yaygın bir ev reçetesidir. Bununla birlikte bunun veya aspirin gargaralarının kısa süreli rahatlamaya sebep olmasının dışında herhangi bir şekilde yardımcı olduğuna dair sadece anekdot şeklinde (anekdotal) kanıt bulunmaktadır..[9]
* Bal, antiseptik özellikleri sebebiyle, boğaz ağrısı tedavisinde uzun süredir kullanılmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.