GEBELİKTE ŞEKER

Şeker hastalığı (diyabet) kanda yüksek şeker düzeylerinin oluşmasına sebep olan bir hastalıktır. Bazı kadınlarda hamile kalmadan önce diyabet zaten var olabilir. Bazı kadınlarda ise “gestasyonel diyabet” olarak isimlendirilen gebelik şekeri ortaya çıkabilir. Neredeyse her 150 hamileliğin 1’inde pregestasyonel DM (hamilelik öncesi şeker hastalığı) görülebilmektedir.
Şayet anne adayının hamile kalmadan evvel şeker hastalığı var ise, hamilelik süresi boyunca kan şeker düzeyinin kontrol altında tutulabilmesi, hamilelikten önceki halinden daha güç olabilir.
İnsülin dozunun değiştirilmesine gereksinim duyulabilir.


Gebelik henüz gerçekleşemeden herhangi bir şeker hastalığı ya da belirtisi olmayan bir anne adayında, gebelik esnasında glukoz yani şeker değerlerinde yükseklik olabilir. Bu da gebelik şekerine işaret eden bir durumdur. Gebeliğin 24-28 haftaları arasında şeker su testi diye bilinen, glukoz yükleme testi aracılığı ile tarama yapılır. Sonuçlar 100 gram oral glukoz testi ile kesin tanıya varılır.

Anne adayları genellikle insülin tedavisinden korkar ve bebeklerinde de şeker hastalığı ortaya çıkacağı endişesi taşır. Kan şekerlerini normale döndürerek, bebekte gebelik döneminde veya doğum sonrası ilk günlerde ortaya çıkması muhtemel durumların önüne geçilmesi açısından insülin tedavisi oldukça başarılıdır. Bu nedenle, insülin tedavisi önerilen anne adaylarının bu tedaviyi korkmadan kabul etmeleri ve uygulamaları önemlidir.
Gebelik süresince iyi bir kan şekeri kontrolünü sürdürebilmek için, insülin dozlarının sık sık ayarlanması gerekir. Gebeliğin özellikle ilk üç ayında görülen bulantı ve kusmalar, karbonhidratlı gıdaların alınımını zorlaştıracağından insülin ihtiyacı bu dönemde azalabilir. Önlem alınmazsa ani kan şekeri düşüklüğü (hipoglisemi) nöbetlerine maruz kalınabilir. Gebeliğin ikinci üç ayından itibaren insülin ihtiyacı artmaya başlar ve doğum öncesinde en üst seviyeye ulaşır.

ANNEYE ETKİSİ

Gebelik şekerinin yüksek olduğu durumlar elbette birtakım durumları beraberinde getirecektir. Bebeğin büyük olması ve yüksek şeker ortamından zarar görmeden bebeği kurtarabilme nedeni ile sezaryen olma riski artmaktadır. Ketoasidoz (Hiperglisemi(kan şekerinin çok yüksek olması) durumunda kandaki şekerin insülin yetersizliği dolayısı ile hücre içine girememesi ve bu durum karşısında şeker alamayan hücrelerin enerji elde etmek için yağları yakmaya başlaması) gelişmediği sürece çok korkulan sorunlar ortaya çıkmaz. Ketoasidoz diğer bir tabirle şeker koması demektir. Vücutta yağlar yakılmaya başlandığında “keton” adı verilen atık ürünler ortaya çıkar. Beden, bu ürünü dışarı atabilmek için çok uğraşır fakat tam olarak başarı sağlayamaz. Derece derece keton cisimleri kanda birikmeye başlar ve şeker komasına neden olur.
Gebelik şekerinin kısa zamanda ortaya çıkması ve kan şekerinin fazla yükselmemesi durumunda anne adayında ciddi sorunlar görülmez.
Gebelikte şeker hastalığı oluşmuşsa, ileri yaşlarda şeker hastalığının ortaya çıkması on kat daha fazla artmaktadır. Bu sebeple, doğumdan sonra 35 yaş üstünde 75g şeker yükleme testini her yıl yaptırmaları gerekir. Özetleyecek olursak iki önemli risk vardır. Birincisi sezaryen doğumda artış, ikincisi ileri yaşlarda şeker hastalığı olasılığıdır.
BELİRTİLERİ
Gebelik şekerinin bazı belirtileri vardır. Gebelik şekeri de şeker hastalığı olduğu için;
Bunun dışında gebelik şekerinin aşırı halsizlik, aşırı uyku hali gibi yan belirtileri de vardır. Ciddiye alınması gereken belirtiler aşırı yemek yemek veya aşırı su içmektir. Çoğu durumda gebelikte şeker hastalığı belirti vermez.

TEDAVİ YÖNTEMLERİ

edavinin amacı anne ve bebeğin hamilelik esnasında ve sonrasında yaşayacakları sorunları ortadan kaldırmaktır. Bunun içinde annenin kan şekerinin güvenli bir sınır içinde tutulması yeterlidir.
Gebelik şekeri diyetle çok rahat bir şekilde düzelebilir. Bu diyet, alınan kalori miktarı ve bu diyetin bileşenleri özel olarak hazırlanmakta ve kan şekerinin istenilen seviyede kalmasını sağlayan bir diyettir. Diyet kesinlikle bebeği olumsuz etkilememektedir. Diyetin gebelikte kilo verdirme gibi bir durumu kesinlikle olamaz. Diyet bakımı sonrası doktor kontrolüne gidilir ve açlık-tokluk kan şekerlerinin istenilen düzeyde olup olmadığı kontrol edilir. Şayet diyete rağmen arzu edilen netice alınamamışsa o zaman insülin hormonu(kan şekerini dokulara dağıtır) enjeksiyonuna tedavi edici olarak başlamak gerekebilir.
İnsülin bedendeki pankreas bezinden salgılanan doğal bir hormondur ve gebelikte kan şekerinin ayarlanmasında diyetten daha garanti sonuç verir. İnsülin hormonu kan şekerini çok rahat bir şekilde ayarlayabilir. İnsülin tedavisi, gebelik sürdükçe dozajının artırılmasını gerektirebilir. Bu çerçevede insüline başlandıktan sonra şeker durumu takip edilmeli ve gerekli durumlarda doz ayarlaması yapılmalıdır.
Hedeflenen değerlerin alındığı tedavilerde, anne ve bebek için herhangi bir hastalık geliştirme riski, gestasyonel diyabet olmayanlarla aynıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.