Homeopati Gerçekten Etkili mi?

Yaklaşık 200 senedir homeopati başta Avrupa ve Amerika olmak üzere tüm dünyada tedavi yöntemi olarak kullanılmaktadır. Küçücük granüller, tek doz ile bizi nasıl iyileştirebiliyor veya suyun içerisinde milyon kere hatta daha fazla sulandırılmış bitkisel ürünler, mineraller nasıl oluyor da hiç kimyasal madde içermeden insan bedenini iyileştirebiliyor diyebilirsiniz. Ama gerçek şu ki bu yöntem çalışıyor. Homeopatik ilaçlar çok çok sulandırılmış olsalar bile vücudumuzda anlık bir hastalık oluşturup kaybolurlar işte bu anlık oluşan hastalık savunma sistemimizi uyarır ve vücuttaki asıl hastalığı da uzaklaştırır. Vücudumuzda aynı anda aynı sistemi tutan 2 hastalık olmaz yani 2 hastalıktan hangisi güçlü ise vücut onu hastalık olarak algılar. Yani aynı anda hem kızamık hem su çiçeği veya kabakulak olmazsınız. Hangisi güçlü ise vücutta o rahatsızlık gözükür ya kızamık olursunuz ya da su çiçeği. Homeopatik ilaçlar vücudumuzdaki hastalığa benzer etkiler meydana getirirler(biz normalde bu oluşan 2. hastalığı hissetmeyiz), sonradan homeopatik ilaç tarafından oluşan rahatsızlık vücut tarafından normal rahatsızlıktan daha güçlü bir rahatsızlık olarak algılanır, savunma sistemimiz daha güçlü uyarılır ve asıl hastalık ortadan kalkar. Homeopatik ilaç tarafından suni bir şekilde oluşturulan rahatsızlık ise kimyasal madde içermeyen ilaçlardan meydana geldiği için hızlı bir şekilde kendiliğinden kaybolur ve sonuç olarak vücudumuz hastalıktan kurtulmuş olur. Bu durumu şu şekilde izah edebiliriz güneş ve yıldızlar dünyamıza ışıklarını yansıtıyorlar ama biz gündüz ışıma etkisi fazla olan güneşi görüyoruz, yıldızları göremiyoruz, halbuki yıldızlar da gündüz parlıyorlar ama vücudumuz güçlü olan güneşi algılıyor.

Dr. Hahneman’ın dönemindeki klasik tıp camiası Dr. Hahneman’ın bulduğu homeopatiye inanmıyorlardı O’nu sahtekarlıkla suçluyorlardı ve Dr. Hahneman’ın çalışmalarını çürütmek için Dr. Hering’i görevlendirdiler ve Hering çalışmalarını görmek için Hahneman’ın yanına geldi. Hahneman’ın tedavi ettiği hastaları gördükten sonra Dr. Hering homeopatiden çok etkilendi ve kendisi de Homeopatiyi öğrenerek büyük bir Homeopat oldu, referans olan kitaplar yazdı, ilaç denemeleri yaptı. Hering’in bu ilaç denemelerinin en meşhuru olan Lachesis yılanının zehirini ise Hering kendi üzerinde denemiştir.

Resimde Homeopatlar Lachesis yılanının toksinini çıkarmaktadır.

Yaklaşık 100 sene önce Homeopati çok yaygındı çünkü klasik tıp çoğu hastalığa çare olamıyordu ama son 50 sene içerisinde antibiyotiklerin, kortizonun ve diğer kimyasal ilaçların bulunmasıyla ve ilaç firmalarının çok güçlü lobiler haline gelmesiyle homeopati yavaş yavaş önemini kaybetti. Şimdi günümüzde homeopati tekrar bir tedavi yöntemi olarak yükselişe geçmektedir. 50 sene önce kortizon bulununca tıp camiası çok sevinmişti artık her hastalığı tedavi edebiliriz diye düşünüldü, penisilin bulununca her bakteri yok edilebilir diye düşünüldü ama günümüzde görülüyor ki bu ilaçların faydası olduğu kadar yan etkileri de çok fazla, bağışıklık sistemimizi tembelleştirdikleri, bakterilerin ilaçlara karşı mutasyona uğrayıp yeni bir form halini aldıkları ve antibiyotiklerin etkisiz kaldığı görülüyor. Bebeklik ve çocuklukta aşırı kullanılan kimyasal ilaçların çocuğu hassaslaştırdığı ve allerjik bir bünyeye sahip olmasına sebep olduğu hamilelikte bilinçsizce kullanılan bazı ilaçların doğan çocuklarda çeşitli anomalilere sebep olduğu görülüyor
Yani kimyasal ilaçların saymakla bitmeyecek şekilde hem vücudumuza hem de ekonomiye büyük zararları oluyor. Bunun sonucu olarak da özellikle bilinçli veya klasik tıp’tan bir fayda göremeyen insanlar tedavi yöntemi olarak homeopatiyi kullanmaktadırlar. Almanya’da, Fransa’da, İngiltere’de homeopati bir tedavi yöntemi olarak uygulanmakta ve devletlerin sosyal güvenlik kurumları bu hizmeti karşılamaktadırlar.
Peki hiç mi kimyasal ilaç kullanmamalıyız? Evet mecbur kalmadığımız sürece hiç kullanmamalıyız. Yapay oluşturulan bu ilaçlar vücudumuzun ahengini bozmaktadır. Bizim vücudumuzun bir savunma sistemi var önce ona bir fırsat tanıyalım. Önemli olanın hastalanmamak olduğunu unutmayalım. Bunun için sağlıklı gıdalar tüketelim, yaşadığımız ortamın sağlıklı olmasına dikkat edelim, stresi sporla üstümüzden atalım, hem maddi hem manevi iyilik halini yakalayalım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.