Kalp hastalığı

Kalp hastalığının damar sertliğiyle bağlan­tısı kesindir ve bu ikisi Batı dünyasında gö­rülen ölüm nedenlerinin başında gelir. Da­mar sertliği nedeniyle kalp atardamarları tı­kandığında koroner arter hastalığı ya da kalp hastalığı olarak bilinen rahatsızlık oluşur. Damar sertliği varsa, mevcut risk faktörlerini gidermeye yönelik önlemleri uygulama­ya başlamak yaşamsal öneme sahiptir. Kalp hastalığı sinsice ilerleyebilir ve ilk belirti kalp krizi olabilir. Kalbinize gereken özeni göstermek ve gerekiyorsa checkup yaptır­mak üzere doktorunuzdan randevu almak için asla fazla erken sayılmaz.

Aterom birikintileri tarafından koroner atardamarlardan biri ya da her ikisi bir­den tıkandığında, tıkanmanın diğer tara­fında kalan dokuya kan ulaşamaz ve kalp kası oksijen yoksunluğundan ölür.

RİSK FAKTÖRLERİNİ TANIMAK

Kalp hastalıkları için gayet iyi tanımlan­mış risk faktörleri vardır ve damar sertli­ği de bu faktörler arasındadır. Risk altın­da olup olmadığınızı değerlendirmek için doktorunuz tansiyonunu kontrol etme­nin dışında sağlık durumunuzu, beslen­me şeklinizi, egzersiz alışkanlıklarınızı ve sigara kullanıp kullanmadığınızı anlamak üzere sorular soracaktır.

işaret ve belirtileri

Kalp hastalıklarının ilk evrelerinde bir belir­ti görülmeyebilir. Sonraki evrelerde, ilk be­lirti genellikle fiziksel bir uğraş ile birlikte ge­len göğüs ağrısı (göğüs anjini) ya da kalp krizidir. Bazı kişilerde kalp ritmi bozukluğu (aritmi) görülebilir; bu kişilerde çarpıntı ve baş dönmesi gibi şikâyetlere rastlanır.

Bazı risk faktörlerini değiştirebilir, ba­zılarını değiştiremezsiniz. Bu nedenle, uygulanabilecek önlemleri zamanında al­mak yaşamsal önem taşır.

ŞANS FAKTÖRLERİ

Değiştirilmesi mümkün olmayan risk faktörleri aşağıda verilmiştir:

• Genetik miras: Kalp hastalıkları genel­likle kalıtımsaldır ve Kuzey Avrupa ül­kelerinde daha fazla görülür.

• İstatistiksel olarak 65 yaşın altındaki ka­dınların aynı yaş grubundaki erkeklere kıyasla kalp hastalıklarına yakalanma oranlan daha düşüktür. Östrojen meno­poz dönemine kadar kadınlara koruma sağlar, ancak menopoz sonrası risk er-keklerinkine eşittir.

• Etnik köken: Bazı etnik grupların kalp hastalıklarına yakalanma riski daha yüksektir.

kalp aritmileri (ritim bozukluğu)

Özellikle gergin olduğunuz zamanlarda, kal­binizin vurduğunu, güm güm attığını ya da de­li gibi çarptığını hissettiğiniz zamanlar olmuş­tur. Oysa bu tür düzensiz kalp atışlarını nor­mal koşullarda hissedemezsinlz. Öte yandan, kalp damarlarının tıkanması nedeniyle, aritmi olarak bilinen ve norma! olmayan bu tür kalp ritimleri meydana gelebilir.

>Kulakçık  fibrilasyonu: Oldukça yaygın olan bu anormal ritim kalp kulakçığının doğru biçimde kasılamamasından kaynaklanır ve bu yüzden kalp düzensiz atmaya başlar; bazen de inanılmaz bir hızla atar. Kişi so­luk soluğa kalır ve bayılır. Bu durum ilaç­larla kontrol altına alınabilir veya düzeltile­bilir. Kalbe uygulanacak düşük elektrik akı­mı ile normal kulakçık ritmine ulaşılabilir.

> Karıncık fibrilasyonu  taşikardi: Kalp karıncı­ğı bu ritimlerden birine girecek olursa kalp du­rur ve kişi olduğu yere yığılarak bilincini yitirir. Beyne kan gitmez ve ölüm ani olarak gerçek­leşir. Kardiyopulmoner canlandırma (kalp ma­sajı ve yapay solunum) ile beyne kan akışı sağlanıp kalbin yeniden çalıştırılabilmesi için tıbbi personele zaman kazandırılmalıdır.

> Bradikardi: Bu durumda kalp atışları oldukça yavaştır. Kişi kendini halsiz ve rahatsız hisse­der, soluk darlığı çeker ve bayılır. Bu durum bazı kalp ilaçlarının yan etkisi olarak meyda­na gelebileceği gibi bir kalp rahatsızlığından da kaynaklanabilir. Durum devam ediyorsa ki­şi ameliyata alınmalı ve geçici ya da kalıcı ya­pay pil takılmalıdır. Bu pil sayesinde kalp nor­mal ritmine ulaşacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.