Kanser Problemi

Kanser Problemi Kanser hücrenin klonlaşması, otonomi, anaplazi ve metastaz yapma özellikleri ile tanımlanabilecek bir hastalıklar grubudur. Tek bir mutant hücreden gelişen (klon), çevre faktörlerinden bağımsız ve kontrolsüz çoğalan (otonomi), diferansiye hücre özellikleri kaybolup artık kontak noktalarında inhibe olmadan büyüyebilen (anaplazi), bulunduğu klondan kopup ayrılarak, yandaki veya diğer hücrelerde veya dokularda yeni klonlar oluşturarak, biyolojik davranışlarına göre farklı zamanlarda ve farklı dokularda metastaz yaparak tümörler oluşturan hücrelere kanserli hücre ve dokular denir Kanser; A.B.D. ve dünyada, kalp hastalıklarından sonra ikinci derecede büyük sağlık problemlerinden birisidir ve her yıl Ölümlerin yaklaşık % 25’ini oluşturmaktadır (10). Türkiye’de kanser sıklığı konusunda kesin rakamlar yoktur. Ancak; Devlet İstatistik Enstitüsü’nün mortalite kayıtlarına göre ülkemizde de kanser, kalp ve damar hastalıklarından sonra ikinci sıradaki ölüm nedenidir İnsanda oluşan kanserlerin elliden fazla farklı tipleri bulunmaktadır; bunların aşağı yukarı %54’ünü “akciğer-bronş, kolon-rektum, meme, prostat ve uterus” kanseri vakaları oluşturur. Üriner kese, kolon-rektum, akciğer-bronş ve prostat kanserlerinin erkeklerde çok daha sıklıkla görüldüğü, halbuki kadınlarda; meme, akciğer-bronş, kolon-rektum ve rahim kanserlerinin yüksek sıklıkta görüldüğü rapor edilmiştir Karsinojen maddeler kansere neden olan ajanlardır. Karsinojenler; fiziksel (örneğin radyasyon), kimyasal (örneğin polisiklik hidrokarbon) yada biyolojik (örneğin bir virüs) olabilir. Böyle bir ajana maruz kalmak, ya DNA üzerinde direkt zararlı etkilerin oluşumu ile (örneğin radyasyonla olduğu gibi) yada hücre proliferasyonunun artışı ile (örneğin bir hormonla) yada her ikisi (örneğin tütün kullanımı ile) kansere yol açabilir İnsan tümörlerinin çok büyük bir kısmının monoklonal olarak (yani tek bir hücrenin kanserleşmesi sonucunda) geliştiği kabul edilir. Çeşitli genetik çalışmalarda tümörlerin monoklonal gelişim gösterdiği kanıtlanmıştır (12). Tek bir hücrenin malign dönüşümü karsinogenez için yeterli değildir. Karsinogenez çok basamaklı bir süreçte değişik karsinojen faktörlerin (kimyasal, fiziksel, viral) etkisi ile uzun bir sürede gerçekleşir. Kanser hücresinin büyüme ve çoğalması sürecinde meydana gelen genetik (onkogenler, tümör baskılayıcı genler vb.) değişiklikler ve konakçı hücrenin faktörlerinin etkisiyle sonuçta heterojen bir tümör kitlesi ortaya çıkar Moleküler genetikteki ilerlemeler, insan kanser genlerinin daha iyi anlaşılmasım sağlamıştır. Normal hücrenin proliferasyonu, tümör supressör genlerin etkisiyle regüle edilir (8). Kanser oluşumu; tümör supressör genlerin inaktivayonu veya kaybı, onkogenlerin değişmiş ekspresyonu ya da aktivasyonunu içine almaktadır Kanser, son on yılda bir gen hastalığı olarak kabul edilmektedir.Bu gen hastalıklarından sadece bir kısmı ailesel kalıtım gösterir. Örneğin, Familial Poliposis Koli. Pek çok gen kanserde defektif olarak bulunmuştur. Genetik değişiklikler; translasyon, amplifıkasyon, mutasyon, delesyonlar ya da anormal gen regülasyonundaki bozuklukları içerir. Onkogenler ve tümör supressör genlerin geleceğin tümör belirleyicisi olmak için bir potansiyele sahip olup olmayacakları inceleme konusudur. Ancak, genetik çalışma olanaklarının azlığı nedeniyle bu konudaki çalışmalar sınırlıdır. Kanser belirleyicilerinin rutin laboratuvarlarda bakılabilir olması daha yaygın tanı ve değerlendirme olanağı sunmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.