Kimyasal Sift Görüntüleme

Kimyasal Şift Görüntüleme

Kimyasal şift görüntülemede daha önce de belirtildiği üzere yağ ve suda bulunan protonların salınım frekans farklılığı temel alınmaktadır. Bu yöntemde yağdaki metilen piki ile su piki arasındaki rölatif kimyasal şifte göre TE belirlenmekte ve buna göre in ve out faz (IOP) görüntüler oluşturulmaktadır. Bu rölatif kimyasal şift, 1.5T cihazda, vücut ısısında -217 Hz’dir. Yağ moleküllerinin suya göre 217 Hz daha yavaş olması su ve yağdan gelen sinyallerin 1.5 T cihazda her 4.6 ms’de bir aynı yönde olmasını, 2.3 sn’de bir ise ters yönde olmasını sağlamaktadır. Buna göre, in-faz imajlarda su+yağ toplam sinyali elde edilirken, out faz imajlarda su-yağ sinyali elde edilir. Out faz imajlarda in-faz’a görece izlenen sinyal kaybı dokunun yağ içerdiğini göstermektedir.

1984 yılında ilk kez Dixon tarafından tanımlanan iki-nokta yönteminin manyetik alan (B0) inhomojenitelerine duyarlılığının önüne geçmek için 1991 yılında Glover tekniğe 3. bir görüntü ekleyerek üç-nokta yöntemini geliştirmiştir . Bu yöntem üzerinde pek çok değişik çalışmalar bildirilmiş ve bu yöntemin sadece B0 inhomojenite etkilerini azaltması değil aynı anda su ve yağ bilgisi içeren görüntüleri bir arada alabilmesi kantitatif yağ ölçümü için umut vaat etmiştir. Pineda ve arkadaşları tarafından gerçekleştirilen ilk geniş kapsamlı gürültü analiz çalışmasıyla, “Fast Spin Echo” (FSE) sekansıyla 3 nokta su-yağ ayırımının uygun inceleme ekolarının su ve yağ fazları arasında –n/6, n/2, 7H/6 faz olduğu gösterilmiştir. Ancak karaciğerde mevcut yağ miktarının uygun hesaplanması ancak MRG’de öngörülen tüm sapmalar düzeltilerek yapılabilir. Bu sapmalar ve düzeltilme yöntemleri şunlardır:

1. T1 öngörüsü: T1 ağırlıklı görüntülemelerde T1 relaksasyonu uzun olan proton (su) kısa olanın (yağ) sinyalini arttırmaktadır. Bu etkiyi ortadan kaldırmak için görüntünün T1 ağırlığını azaltmak gerekmektedir ve bu flip angle (FA) 5° yapılarak sağlanır.

2. T2* (görünen T2 relaksasyon zamanı) etkisi: Yağ-su ayrımı metodlarında değişik eko zamanlarının kullanılması T2* etkisinin oluşmasına sebep olur. Özellikle demir birikimi bu etkiyi arttırmaktadır ve yanlış ölçüme sebep olabilir. Bu sebeple incelemede T2* hesaplanarak düzeltme yapılır.

3. Yağın spektral karmaşıklığı: NMR spektrumunda yağın en az 6 piki bulunmaktadır ve uygun hesaplama için tüm bu yağ piklerinin değerlendirilmesi gerekir.

4. Gürültü öngörüsü: Ayrı olarak hesaplanan yağ ve su görüntülerinin yağ yüzdesi hesaplamak için bir araya getirilirken oluşabilecek hatalardır. Bu da Liu ve arkadaşları tarafından geliştirilen faz kısıtlı ya da manyetik ayırımı teknikleriyle aşılabilmiştir.

5. Girdap etkisi: Değişik eko zamanlarında alınan kompleks görüntülerde gradientlerin hızlı açılıp kapanması faz şiftine yol açmakta, bu da yağ yüzdesi hesaplamalarını bozabilmektedir. Bu etki de Yu ve arkadaşları tarafından geliştirilen hibrid-kompleks manyetik yaklaşımı ile çözülmektedir.

Tariflenen etkilerin düzeltilmesi ile geliştirilen kimyasal şift etkisi ile yağ-su ayrımı yöntemlerinden son tanımlananlardan biri MR IDEAL-QUANT yöntemidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.