Otoantikor Negatif Otoimmun Hepatit

Otoantikor Negatif Otoimmün Hepatit

Otoimmün hepatit klinik özelliklerini gösteren ancak otoantikorlar bulunmayan hastalar halen kriptojenik kronik hepatit olarak klasifiye edilmektedir. Bu hastalar, tip 1 otoimmün hepatit hastalarından ayrılmazlar. Bu hastalarda tip 1 otoimmün hepatit hastalarına göre yaş, cinsiyet, serum aspartate aminotransferaz düzeyi, serum gammaglobulin konsantrasyonu farklılık gösterirken; HLA durumu ve histolojik bulguları birbirine çok benzer. Ayrıca kortikosteroid tedavisine yanıt tip I’de olduğu kadar iyidir ve tedavi esnasında kötüleşme sıktır.


Bu hastalar, kronik viral hepatit hastalarından da farklılıklar gösterir. Hem laboratuar Anti-SLA bulgularında hem histolojik muayenede (multilobuler nekroz sıklığı daha fazladır) hem de HLA haplotiplerinde farklılıkları vardır. Otoantikor negatif otoimmün hepatit hastalarının % 14’ünde anti-SLA ve % 33’ünde diğer immünoreaktiviteler bulunur ve bu bulgular, hastalarda konvansiyonel immünoassay yöntemleri ile bazı antikorların saptanamadığını düşündürür.

Hastalarda SMA veya ANA veya her ikisi pozitif olabilir fakat test yapılması esnasında negatif bulunabilir. Otoantikorların titreleri dalgalanma gösterebilir ve birçok spontan dalgalanma nedeni ile bazı hastalar geçici olarak seronegatif olabilir. Bu hastaların çoğunda otoimmün hepatit tanısı konvansiyonel yöntemlerin seri ölçümleri ve yeni immunoassay yöntemler kullanılarak emniyetli şekilde konabilir. Önemli olan bu hastaların kriptojenik kronik karaciğer hastalarından ayrılmasıdır. Bu ilk durumda, hastalarda aktif, potansiyel olarak agresif, inflamatuar olay vardır. Diğer ikinci durumda ise hastalar inaktif, sıklıkla son-dönem, tanımlanmamış siroz vardır.

Otoimmün Hepatitin Patolojik Bulguları

Histolojik genel görünüm olarak kronik hepatit şeklindedir ve hepatosellüler hasar ve retikülin kollapsı çok belirginleşmektedir. Köprüleşme nekrozu, şiddetli sınırlayıcı membran hasarı ve hepatositlerde rozet formasyonu artarken, seyrek olarak dev hücreler gelişebilmekte, nadiren fulminan hepatit oluşabilmektedir. İltihap, lenfositler ve plazmositler bakımından zengindir. Önceleri plazmosit varlığının otoimmün hepatit tanısı için önemli bir kriterken, bu görüş artık destek görmemektedir. Lenfoid folliküler oluşabilir ancak bu kronik C hepatitlerinde izlenenden daha azdır. İmmünsüpresif tedavi, iltihabi komponentin ve bazen fibrozisin azalmasını sağlar. Histolojik özellikleri, primer biliyer siroza benzeyen antikor profili otoimmün hepatit gibi olan otoimmün hepatitler ile biliyer hastalıklar arasında overlap sendromları bulunmaktadır. Bu antitelere immünkolanjitis, otoimmünkolanjiopati ve otoimmün kolanjitis ismi verilmektedir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.