Polipoprotein Apo A B C D E

Polipoprotein A (Apo A)

Apo A, HDL’nin başlıca proteinidir ve ApoA-I ve ApoA-II olarak iki alt sınıfı vardır.A-I geni, 11 .kromozomun uzun kolu üzerinde yer alırken; A-II, 1. kromozomun uzun kolu üzerinde yer alır. Bu iki apoproteinin de karboksi terminal aminoasidi glutamindir. ApoA-I’in moleküler ağırlığı 28300 D, ApoA-II’nin ise 17000 D’dur ve A-H’de disülfid bağı ile bağlanmış iki benzer polipeptid zinciri bulunur. HDL’de olduğu üzere, bu iki apolipoprotein yanyana bulunduğunda ApoA-II, ApoA-I’in lipid bağlama yeteneğini arttırır. ApoA-I’in diğer bir görevi de LCAT’yı aktive etmektir.

Apolipoprotein B (Apo B)

Apo B’nin heterojen bir yapısı vardır. Apo B, 11. kromozomun kısa kolu üzerinde konumlanmıştır. ApoB’nin iki formu sodyum dodesil sülfat-poliakrilamid jel elektroforezi (SDS-PAGE) uygulanarak ayrılabilir. Molekül ağırlığı 512000 D olan ApoBıoo- VLDL ve LDL’nin; molekül ağırlığı 241000 D olan Apo B48 ise sadece şilomikronlarm yapısında bulunur. Apo B lipidden arındırılmış formda suda çözünmediğinden, birincil yapısının belirlenmesi zordur. Ancak, gen klonlaması çalışmaları ile Apo B’nin her iki formunun da aminoasit dizilişleri belirlenmiş ve ApoB4s’in ApoBıoo’ün aminoterınal yarısını temsil ettiği ortaya çıkarılmıştır. Karaciğerde değil de ince bağırsaktaki transkripsiyon sırasında veya sonrasında haberci RNA’nm içerisine bir durdurucu kodonun yerleştirilmesi ile tek bir genden iki protein sentezi olayının gerçekleştiği sanılmaktadır. ApoBıoo, LDL reseptörü ile bağlanmada yer alırken, ApoB48 yer almaz.

Apolipoprotein C (Apo C)

Apo C’nin en az 3 ayrı apoproteini vardır ve hem VLDL’nin başlıca yapıtaşı olarak görev alır hem de HDL’nin yapısında az miktarda bulunur. Apo C-l, molekül ağırlığı 6631 D olan tek bir polipeptid zinciridir. Apo C-H’nin molekül ağırlığı 8837 D, Apo C-IH’ün ise 8764 D’dur ve karbohidrat bölümündeki siyalik asit kalıntılarının sayısına (0, 1, 2) göre 3 değişik yapısı vardır (I6).Apo C-I ve C-II geni , 19. kromozomun uzun kolu üzerinde, Apo C-IIl geni ise 11. kromozomun uzun kolu üzerinde yer alır. Apo C-II, lipoprotein lipazın aktivatörüdür.

Apolipoprotein E (Apo E)

Apo E plazmaya olgunlaşmamış LDL ile girer ve VLDL, IDL ve HDL’nin yapısında yer alır. Apo E, molekül ağırlığı 34000 D olan glikozillenmiş bir proteindir ve poliformik bir yapıya sahiptir. Dokular ve plazma arasında kolesterolün reseplör-aracılı transferini de içeren çeşitli fonksiyonları vardır. Apolipoprotein E, (protein için apoE, gen için APO E) Jipid partiküllerinin belli lipoprolein reseptörlerine bağlanmasına aracılık eder. Baskın olarak karaciğerde sentezlenmekle birlikte beyinde de senlezlendiği görülmüştür (39). Astrositlerde üretilirken nöronlarda sentezlenemez (7). Membran tamiri ve bakımında önemli fonksiyonları vardır. 19. kromozomun uzun kolunda yerleşmiş olan Apo E geni (19q.l3) 299 aminoasitlik bir protein kodlar ve 4 ekzon tarafından kodlanır(40). E2 (Cys]i2. Cysı?s). E3 (Cysn2. Argi5S), E4( Argn2, Argus) den oluşan izoformları ve bu izoformlarm birbirleriyle yapmış oldukları E2/E2, E2/E3. E2/E4. E3/E3. E3/E4. E4/E4 6 farklı alleli vardır

Apo E polimorfizmi ilk olarak Utermann ve ark. tarafından delipide VLDL’nin izoelektrik fokuslanmasıyla tanımlanmıştır. Daha sonra Zannis ve Breslovv, iki boyutlu elektroforez ve apoE’nin siyalize formlarını desiyalize etmek için nöraminidaz uygulamasını kullanarak. apoE’nin tek bir yerleşimden üç ortak aile] ile kalıtımsal geçtiğini göstermişlerdir. Buna göre. yaygın bulunan alleller e2. s3, e4 olarak isimlendirilmiştir. Tiplerinin sıklığı toplumdan topluma değişkenlik göstermekle birlikte. en sık rastlanan genotip E3/E3 ve E3/E4″tür. Daha nadiren rastlanan formlar ise apoEl ve E5″tir (16). Serum kolesterolün bireyler arasındaki fenolipik varyansınm yaklaşık %7’sinin büyük ölçüde LDL – kolesterol farklarından ileri gelen apoE polimorfizmine bağlı olabileceği hesaplanmaktadır. Bununla ilgili mekanizma. apoE’nin bir ligand olarak LDL reseptöründeki ve bir olasılıkla da. şilomikron kalıntı reseptöründeki rolünü ve İDL’nin LDL’ye dönüşmesindeki katkısını yansıtır. ApoE2 içeren kalıntı parçacıklarının temizlenmesi bunların ilgili reseptörlere bağlanması bozulduğu ve İDL’nin LDL’ye dönüşümü de aksadığı için anormal biçimde yavaşlamıştır. Sonuçta, karaciğerin daha az kolesterol alması ve LDL reseptörlerinin düzenlenmesi plazmada LDL konsantrasyonlarının düşmesine yol açar. Buna karşın. apoE4 içeren parçacıkların temizlenmesi normale göre daha hızlıdır ve bu, LDL reseptörlerinin yıkımı plazmada LDL’nin artışına yol açar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.