Kronik Bobrek Hastaligi ve Bobrek Nakli

Kronik Böbrek Hastalığının Tedavisinde Böbrek Nakli

Son yıllarda immünsupresif tedavide, infeksiyonların kontrolünde ve cerrahi teknikte sağlanan gelişmeler böbrek naklini son dönem böbrek yetmezliği olan hastalarda en fazla tercih edilen, en başarılı tedavi yöntemi haline getirmiştir. Böbrek nakli hastaların yaşam süresini ve kalitesini arttırırken; 1 yıllık hasta yaşamı %9098, 5 yıllık hasta yaşamı ise %8090 civarındadır. Böbrek nakli canlı veya kadavra vericiden yapılabilir. Böbrek nakli ile 1 yıllık greft yaşamı canlı vericide % 7095 ve kadavra vericide % 50-80dir. Beş yıllık greft yaşamı canlı vericide %6090 ve kadavra vericide %4060 tır. Canlı verici 1. veya 2. dereceden akraba olabilir; tam doku uygunluğu olan kardeşler tercih edilir ama doku uygunluğu tam olmayanlar da verici olabilir. Akraba olmayan canlı vericilerden yapılan nakiller yasal ve etik sorunlara neden olmaktadır. Beyin ölümü olan ve kalbi çalışan hastalar verici olmalarına engel bir hastalık (böbrek hastalığı öyküsü, kanser, diyabetes mellitus, aktif infeksiyon vs) yoksa kadavradan nakil için verici olabilirler.

Böbrek nakli yapılabilmesi için alıcı ile verici arasında ABO kan grubu sisteminde uyum olmalıdır; uyum kuralları kan transfüzyonu gibidir (O grubu genel verici, AB grubu genel alıcı); Rh sisteminin ise bir önemi yoktur. Böbrek naklinde alıcı ile verici arasında uyum aranan ikinci sistem doku grubu olarak bilinen HLA sistemidir. HLA sistemi 6. kromozomun kısa kolu üzerinde yerleşmiş doku uygunluk antijenlerini içerir. HLA sistemi anne ve babadan alınan birer haplotipten oluşur. HLA bölgesindeki antijenler 1. sınıf (A,B,C) ve 2. sınıf (D,DR, DP, DQ) olmak üzere ikiye ayrılır. Böbrek naklinde önemli olan A,B ve DR antijenleridir.

Böbrek naklinde en iyi sonuç doku uygunluk antijenlerinde tam uyum olduğu durumlarda alınmaktadır, vericide alıcıda olmayan DR, B, A antijenleri arttıkça alıcının böbreği reddetme olasılığı artmaktadır. Alıcının takılan böbreği kabul etmesini monosit-vasküler endotel hücre ve minör doku uygunluk antijenleri de etkilemektedir.

Hastanın primer böbrek hastalığı, yapılan kan transfüzyonu sayısı, gebelik sayısı ve daha önceki nakiller gibi nedenler de naklin başarısını etkileyen faktörlerdir.

Sağlıklı, ABO kan grubu uygun, hipertansiyon, diyabetes mellitus, kanser, böbrek hastalığı gibi ciddi sistemik hastalığı olmayan 60, tercihen 50 yaşın altındaki akrabalar böbrek vericisi olabilir ve daha ileri inceleme için hasta ile birlikte organ nakli merkezine gönderilmelidir. Böbrek vericileri, nakil ameliyatının komplikasyonları konusunda bilgilendirilmelidir. Erken dönem komplikasyonlar anestezi ve operasyona aittir. Onbinde 14 oranında mortalite vardır. Erken dönemde % 1,83 oranında yara infeksiyonu, kanama, böbrek yetmezliği, pnömotoraks, pulmoner tromboemboli, sepsis, pnömoni, idrar yolu infeksiyonu gibi komplikasyonlara rastlanır. Canlı vericilerin 1020 yıllık takiplerinde bu hastalarda proteinüri, glomerüler filtrasyon değerinde azalma ve hipertansiyon görülebilir. Glomerüler filtrasyon değerindeki azalma böbrek yetmezliği oluşturacak düzeyde değildir. Son yıllarda canlı böbrek vericilerindeki hipertansiyon sıklığının benzer yaş ve cinsiyetteki çift böbrekli hastalardan farklı olmadığı bildirilmektedir.

Genel Sağlık kategorisine gönderildi | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Böbrek Genişlemesi Neden Olur

Böbrek Genişlemesinin nedenleri
Böbrek Genişlemesinin sebepleri
böbrek büyümesi neden olur

Böbreklerden süzülen idrarın idrar kesesine ulaşmasına veya keseden çıkışına engel olabilecek her türlü tıkanma Böbrek büyümesinin nedenleri arasında yer alır. Genellikle idrar yollarında bir taş veya bir tümörün idrar yollarını tıkaması sonucu olabilir. Bunun yanında diğer bir sebep ise üreter kıvrılmaları, gebelik, prostat hipertrofisi gibi mesanenin boşalmasını zorlaştıran durumlar kişide böbrek büyümesi hastalığı oluşumuna zemin hazırlar.

Hastalıklar kategorisine gönderildi | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Bobreklerin Anatomisi

Böbreklerin Anatomisi

Böbrekler retroperitoneal yerleşimli organlardır ve yaklaşık T12-L3 vertebra düzeyindedir. Sağ böbrek karaciğerle olan ilişkisi nedeniyle sola göre daha aşağıdadır. Böbrekler hacim ve şekil açısından benzer olmalarına rağmen sol böbrek sağa göre biraz daha uzun, ince ve orta hatta daha yakındır.

Böbreklerin uzun ekseni aşağı dışa, transvers ekseni ise arkaya içe doğrudur. Yaklaşık 11 cm uzunluğunda, 6 cm genişliğinde ve 3 cm kalınlığındadır. Ortalama ağırlıkları yetişkin erkeklerde 150 gram, kadında 135 gramdır.

Sağ böbreğin üst kutbunun küçük bir parçasını sağ sürrenal gland örter. Ön yüzün üst bölümünün büyük bir kısmı karaciğer ile örtülü olup karaciğerden periton yaprağı ile ayrılırlar. Medialde duodenumun pars desendensi ile temas etmektedir. Böbreğin alt kutbu dış tarafta flexura coli dextra ile ilişkili olup iç tarafta ince barsaklar ile komşudur.

Sol böbreğin üst kutbunun bir parçası iç tarafta sol sürrenal gland tarafından örtülmüştür. Üst kutbun geri kalan kısmı mide ve dalak tarafından örtülmüştür. Aşağıda böbreğin orta parçasını retroperitoneal bir organ olan pankreas örter. Böbreğin alt yarımının dış tarafı inen kolonun başlangıcı, flexura coli sinistra ve iç tarafı ise jejunum ile örtülüdür.

Her iki böbrek arkada üstte diyafram ve bunun aşağısında medialden laterale m. psoas majör, m. auadratus lumborum ve m. transversus abdominis ile komşudur. Böbreklerin arkasından ayrıca subkostal damarlar ve sinirler ile n. iliohypogastricus ve n. ilioinguinalis geçer.

Böbrekler birbiri ile ilişkili tek bir yapı halinde olan fascia ve yağ ile kuşatılmıştır. Hemen dış tarafında renal kapsül ve perinefritik yağ denilen ekstraperitoneal yağ tabakası böbreği çepeçevre sarar. Perinefritik yağ ekstraperitoneal fascianın yoğunlaşmış bir membranı olan fascia renalis ile sarılmıştır. Böbrek üstü bezleri de bu fascial bölme ile kuşatılmış olup genellikle ince bir membranla böbreklerden ayrılır.

Fascia renalis böbreğe yapılacak tüm cerrahi girişimlerde mutlak kesilmelidir. Her bir böbreğin dış kenarında fascia renalisin ön ve arka tabakaları birleşirler. Bu birleşen tabaka karın yan duvarındaki fascia transversalis ile bağlantılı olabilir. Her bir böbrek üstü bezinin üzerinde de fascia renalisin ön ve arka tabakaları birleşir ve fascia ile örttüğü diyafram birbirine karışır. İç tarafta fascia renalisin ön tabakası hilumdaki damarların üzerinde devam eder ve aorta abdominalis ve vena cava inferior ile birleşen bağ dokusu ile kaynaşır. Fascia renalisin arka tabakası medialde iki böbrek arasından ve m. psoas majoru örten fascia ile kaynaşan m. quadratus lumborumu örten fascianın üstünden geçer. Altta fascia renalisin ön ve arka tabakaları üreterleri sarar. Perinefritik yağ ve fascia renalise ilave olarak böbrek ile ilişkili olan yağ ve fasciaları en son pararenal yağ tabakaları tamamlar. Bu yağ kümesi her bir böbreğin arka ve arka dış tarafındadır.

Genel Sağlık kategorisine gönderildi | , ile etiketlendi | Yorum bırakın